A

Anayasa

ANAYASA, bir devletin şeklini belirten, yasama, yürütme ve yargı görevlerinin nasıl yapılacağını, ilgili organların yetkilerinin neler olduğunu, yurttaşların haklarını ve görevlerini belirleyen temel bir yasadır. İlk yazılı anayasalar Amerika Birleşik devletlerinde (1787) ve Fransa’da (1791) yapıldı.Türk Anayasaları: Osmanlı Devleti, XIX.yüzyılda içte ve dışta birçok güçlükle karşılaşıyor ve dağılmak üzere bulunuyordu. Bu durumun önlenmesi için Meşrutiyet yönetiminin uygulanması ileri sürülmekte ve bu yolda çalışmalar yapılmaktaydı. Anayasalı rejimde işlerin kolayca düzeleceği kanısında olanlar gün geçtikçe çoğalıyordu. 1876’da Meşrutiyet yanlısı olmayan Abdülaziz padişahlıktan indirildi. Yerine getirilen V. Murat, delilik belirtileri gösterdiğinden, o da padişahlıktan indirildi. Anayasayı ilân edeceğine söz veren II. Abdülhamit padişah oldu. II. Abdülhamit, Anayasayı (Kanunu Esasî) hazırlamakla görevli bir komisyon kurdurdu. Bu kurulda kabul edilen metni inceleyen II. Abdülhamit, yetkilerinin genişletilmesi halinde Anayasayı kabul ve ilân edeceğini bildirdi. Bunun üzerine Mithat Paşa’nın da isteği ile padişahın önerilerine uygun değişiklik yapıldı. Son şeklini alan Anayasa ilân edilerek yürürlüğe kondu (28 aralık 1876). Bu Anayasada, ötekilerde olduğu gibi üç ana bölüm vardır:

a) Yürutme, yasama, yargı hak ve görevleri,

b) Kişi hakları,

c) Anayasanın üstünlüğü. Yürütme ve yasama yetkileri padişahın elinde toplandı.

Padişahın kutsal ve sorumsuz olduğu kabul edildi. Padişahlık, Osmanlı soyundan büyük evlâda geçecektir. Padişah, halife olarak dünyadaki bütün Müslümanların koruyucusudur. Osmanlı halkının da hükümdarıdır. Bakanlar Kurulunu atama ve görevden alma, dış ülkelerle antlaşma imza etme, barış yapma, savaş ilân etme, meclisi açma ve kapama yetkisi padişaha verilmiştir. Sadrazam, Bakanlar Kurulunun başkanıdır. Bakanlar Kuruluna devlet işlerini yürütme görevi verilmiştir. Fakat aldığı kararların yürürlüğe konabilmesi için padişahın onayı gereklidir. Kanun teklif etme yetkisi, Bakanlar Kuruluna verilmiştir. Yasama hak ve görevi, Ayan Meclisi ile Mebuslar Meclisinindir. Padişah, Âyan Meclisi üyelerini, kırk yaşından küçük olmayanlar ve belirli özellikleri bulunanlar arasından seçecekti. Bunlar, ölünceye kadar görevde kalacaklardı. Mebuslar Meclisi, her elli bin erkeğe bir temsilci esasına göre gizli oyla seçilen milletvekillerinden meydana gelecekti. Milletvekili (mebus) seçimi dört yılda bir yapılacaktı. Kanun tasarıları, önce Mebuslar Meclisinde, sonra Âyan Meclisinde görüşülecek, her iki mecliste kabul edilirse, padişahın onayından sonra yürürlüğe girecekti. Bakanlar, meclislere değil padişaha karşı sorumlu olacaktı. Kişi hakları bakımından, bütün Osmanlı halkı din ve irk ayrılığı gözetilmeksizin kanun önünde eşit olacaktır. Hıristiyanlar da devlet hizmetlerinde görev alabileceklerdir. Herkese, kişi, konut, eğitim, yayın, ortaklık kurma hürriyeti ve hakki tanınacaktır. Kanunsuz kimseden para alınmayacak, vergiler herkesin gelirine ve gücüne göre hesaplanacaktır. Müsadere ve angarya yasaktır. Anayasa (Kanunu Esasî), bütün kanunlardan üstündür. Her maddesi yürürlükte kalacaktır. Değişiklik, ancak Mebuslar Meclisi ve Âyan Meclisinin üçte ikisinin kararı ile yapılabilecektir. Birinci Meşrutiyet dönemi uzun sürmedi. II. Abdülhamit, Osmanlı-Rus Savaşı’ndaki acziyetini gerekçe göstererek Mebuslar Meclisi’ni dağı seçimlerden sonra toplanan meclisi de tatile girdikten sonra bir daha toplantıya çağırmadı (1878) .

Yeniden yapılan II. Abdülhamit, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin tehditleri ve Makedonya’daki bazı ordu birliklerinin ayaklanması üzerine Anayasayı uygulayacağını açıklayarak İkinci Meşrutiyet’i ilân etti (1908). Mebuslar Meclisi büyük bir törenle açıldı. 1909’da Anayasa da yapılan önemli değişikliklerle padişahın yetkileri sınırlandırıldı. Padişah yalnız sadrazamı (başbakan) atayacak, bakanları ise sadrazam seçerek padişahın onayına sunacaktı. Bakanlar Kurulu yasama meclislerine karşı sorumlu oldu. Her iki meclise de kanun teklif edebilme yetkisi verildi. Padişahın kanunları veto etmesi sınırlandırıldı. Toplantı yapma ve dernek kurma hakları tanındı, Basına sansür konmayacağı belirtildi.

Fakat, bu Anayasa, iç karışıklıklar, savaşlar, İttihat ve Terakki’nin otoriter tutumu nedeniyle gereği gibi uygulanamadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduktan sonra, 20 Ocak 1921’de yeni bir Anayasa (Teşkilâtı Esasiye Kanunu) kabul edildi. Bu Anayasa, Kurtuluş savaşı sırasında yürürlüğe konmuştu. Öteki anayasalara göre çok kısadır. Millî egemenlik ilkesini belirtir. Egemenlik, kayıtsız ve şartsız milletindir. Yalnız, Kurtuluş savaşına zarar vermemek için cumhuriyetten söz edilmez. Yasama ve yürütme Büyük Millet Meclisinde toplandı. Büyük Millet Meclisi, yasama yetkisini kendisi, yürütme yetkisini ise, kendi içinden seçtiği Büyük Millet Meclisi hükümeti eliyle kullanır. Büyük Millet Meclisinin başkanı, hükümetin de başkanıdır. Hükümetin görevi, Meclisin kararlarını uygulamaktır. Bu Anayasada devlet başkanlığı belirtilmemiştir.29 Ekim 1923’te yapılan değişiklikle Cumhuriyet ilân edildi. Bu değişiklik şöyledir: Cumhurbaşkanı, Meclis tarafından ve kendi üyeleri arasından dört yıl için seçilir. Cumhurbaşkanı, başbakanı tayin eder. Onun seçeceği bakanları, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, 1924’te daha geniş ve ayrıntılı bir Anayasa, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildi. 1924 Anayasasında, yasama yetkisini Türkiye Büyük Millet Meclisinin kendisi, yürütme yetkisini de kendi seçtiği Bakanlar Kurulu eliyle kullanır. Onu her zaman denetleyebilir ve düşürebilir. Yasama organı tek meclisten kurulur. Milletvekilleri, dört yıl için seçilir. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ile Bakanlar Kuruluna verilmiştir. Cumhurbaşkanı, dört yıl için Büyük Millet Meclisi tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilir. Cumhurbaşkanının onayı ile Bakanlar Kurulu göreve başlar. Bu Anayasada yürütmeye, daha çok serbestlik tanınmıştır. Yargı yetkisi bağımsız mahkemelerce kullanılır. 1928′ de 2. maddede yapılan değişiklikle “Türkiye devletinin dini, din-i islamdır” hükmü çıkarıldı.1937’de aynı maddeye “Türkiye devleti, cumhuriyetçi milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılâpçıdır” hükmü eklendi. 1945’ten sonra başlayan çok partili dönemde, Anayasada bu yeni duruma göre özellikle siyasî partiler, muhalefet hakları ve yargı güvencesi konularında eksiklikler olduğu ileri sürüldü. Anayasanın yeniden düzenlenmesi istendi. 1961’deki askerî darbeden sonra yeni bir Anayasa kabul edildi.

1961 Anayasası: 27 Mayıs 1960 devriminden sonra toplanan Kurucu Meclis’te seçilen bir komisyon, daha önce yapılan hazırlıklardan ve yabancı devletlerin anayasalarından yararlanarak çalışmalarını bitirdi. Kurucu Meclis tarafından bazı değişikliklerle kabul edilen metin, 9 temmuz 1961’de halkoyuna sunuldu (referandum). Çoğunluğun “evet” demesiyle yürürlüğe girdi.1961 Anayasası, eski Anayasalarımıza göre daha uzundur. Bir başlangıç bölümü ile 157 asıl ve 11 geçici maddeden meydana gelir. Başlangıç bölümünde, gerçekleştirilmesi istenen amaç ve düşünce belirtilmiştir.

Genel esaslarda devletin ana kuruluşu belirtilir Türkiye devleti bir cumhuriyettir. Bu hüküm değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan milli, demokratik, layik ve sosyal bir hukuk devletidir. Egemenlik kayıtsız, şartsız Türk milletinindir. Millet egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır. Böylece temsili bir demokrasi şekli kabul edilmiş demektir. Yasama yetkisi, Türkiye Büyük Millet Meclisindedir. Bu yetki devredilemez. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Millet Meclisi ile Cumhuriyet Senatosundan kurulur. Her iki meclisin üyeleri genel oyla seçilir. Cumhuriyet Senatosunda tabii üyeler de vardır. Yürütme görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından yerine getirilir. Yürütme yetkisi, eskiden olduğu gibi Meclisin değildir. Yürütme organı, bu yetkiyi Anayasadan alır. Yasamanın yürütmeyi düşürebilme yetkisi vardır. Yürütme de Millet meclisinin yenilenmesine karar verebilir. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Hâkimlerin bağımsızlığı güvence altına alınmıştır. Bu Anayasa ile ilk kez bir Anayasa Mahkemesi (Bak.) kurulmuştur. Bu mahkeme, kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi iç tüzüklerinin Anayasaya uygunluğunu denetler. Kanunlar, Anayasaya aykırı olamaz.

1961 Anayasasında haklara ve ödevlere geniş yer verilir. Sosyal haklar ve siyasi haklar etraflıca açıklanır.1982 Anayasası: 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra cunta üyeleri ve Danışma Meclisi’nce hazırlanmış, Millî Güvenlik Konseyi tarafından son şekli verilmiş, 7 Kasım 1982’de de halkoyuyla kabul edilmiştir. Tamamen askerî mantıkla hazırlanmış olan bu Anayasa’da bir önceki Anayasa’nın sınırlı demokratik yönlerini de ortadan kaldıran, hak ve özgürlükleri büyük ölçüde kısıtlayan birçok hükme yer verilmiştir. Görünüşte anayasada her türlü temel hak ve özgürlük varmış gibi görünmekte, fakat bu hükümlerin hepsi “ancak…” diye başlayan bir ikinci bağlayıcı paragrafla etkisizleştirilmektedir. Ülke aydınları o yüzden ilk yıllarında bu anayasaya “Ancak’ lar Anayasası” lâkabını takmışlardı. 1982 Anayasası ile Cumhurbaşkanlığı makamının yetkileri artırılırken yurttaşların hakları ise iyice daraltılmış, 1980 askeri darbesinin sorumlularına yargılama yasağı getirilmişti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı