A

Hz.Ali

ALİ Hz. İslâm devletinin dördüncü halifesi, büyük İslam savaşçısı (598-661). Hz. Muhammed’in amcası Ebutalbi’in oğlu ve damadıdır. Çocukluğu, Hz. Muhammed’in yanında geçti. İlk Müslüman olanlardandır. Peygamberin, Mekke’den Medine’ye hicretinde, onun evinde kalarak yokluğunu gizlemeyi başardı. Peygambere bırakılmış olan emanetleri sahiplerine verdikten sonra, o da Medine’ye gitti. Ali, Bedir, Uhud, Hendek ve öteki savaşların hemen hepsinde Peygamberin yanında bulundu. Yiğitliği, cesareti ve güçlü oluşu ile ün kazandı. Uhud savaşında altı yerinden yaralandı. Hayber’e hücum edildiği gün bayrağı o taşıdı. Yemen’e yapılan bir seferi yönetti. Burada yaşayan Hamdanîler, İslâm dinini kabul ettiler. Ali, Ebubekir, Ömer ve Osman’ın halifelikleri zamanında çeşitli görevlerde bulundu; fakat seferlere katılmadı. Osman’ın yönetimine karşı illerden gelen şikâyetçileri önlemeye çalıştı.

Hz. Ali, Osman’ın şehit edilmesinden sonra halife oldu (656). Zamanı, iç karışıklıklar ve savaşlarla geçti. Müslümanlığın yayılması için dış ülkelere yapılan seferler durdu. Peygamberin hanımı Hz. Ayşe, Müslümanların ileri gelenlerinden Talha ve Zübeyr, Ali’yi halife olarak tanımadılar; Basra’ya çekildiler. Ali, Medine’den ayrılarak, topladığı kuvvetlerle bunlar üzerine yürüdü. İki taraf arasında anlaşma sağlanamayınca savaş başladı. Ayşe, bir deve üzerinde çarpışmaya katıldığından bu savaşa Cemel (deve) olayı denildi. Savaşı Ali kazandı. Talha ile ZübeyT öldüler. Ayşe, Medine’ye gönderildi. Bütün Irak, Ali’nin yönetimine girdi. Ali, Medine’nin yerine Kûfe’ye bayşkent yapti. Bundan sonra Ali’nin karşısına Suriye valisi Muaviye çıktı. Muaviye, Emevi ailesindendi, Ali’yi, kendi ailesinden olan Osman’ı öldürtmekle suçladı. Amacı halife olmaktı. Bütün Emevileri etrafında topladı. Ali’nin ordusuyla Muaviye’nin ordusu, Fırat ırmağının sağ kıyısında Sıffin’de karşılaştı. Dört ay kadar süren çarpışmalar sonunda Muaviye’nin ordusu bozguna uğradı. Ali zaferi kazanmak üzere idi. Bu sırada eski Mısır valisi Amr ibnül As, Muaviye’ye bir hilede bulunulmasını öğütledi. Hemen Suriye askerlerinin kargılarının uçlarına Kur’an nüshaları bağlatıldı. Böylece aradaki anlaşmazlığın giderilmesi için, Kur’an’ın hakemliğine başvurulması belirtilmiş oluyordu. Bu durum, silah arkadaşlarının baskısıyla Muaviye’nin önerdiği hakem usulünü kabul etmek zorunda kaldı. Ali Ebu Musal el Eşarî’yi, Muaviye Amr ibnül As’ı hakem olarak gösterdi. İki taraf da hakemlerin verecekleri kararı kabul edeceklerini bildirdiler. Hakemler, uzun süren görüşmelerden sonra yine Amr ibnül As’ın bir hilesiyle, Ebu Musal el-Eşari, Ali’yi halifelikten çıkardığını, Amr ibnül As da Muaviye’yi halife seçtiğini açıkladı. Hakemlerin kararına hile karıştığı anlaşıldı ve bu karara uyulmadı. Fakat, Muaviye güç durumdan kurtulmuş oldu. Ali, Kûfe’de halifeliğini sürdürdü. Bu olaydan sonra Ali taraftarları arasında ikilik çıktı. Ali’ye bağlı olanlara Şiiler denildi. Ali’den ayrılanlara da Hariciler adı verildi. Hariciler, Müslümanlar arasındaki anlaşmazlığa son vermek için Ali, Muaviye ve Amr ibnül As’ı öldürmeye karar verdiler. Seçtikleri üç kişi, bunları ayni gün ve saatte öldürecekti. Hz.Ali Kûfe’de namaz sırasında bıçaklanarak şehit edildi. Muaviye yaralandı. Amr ibnül As ise o gün dışarı çıkmadığı için kurtuldu. Hz. Ali’nin İslâm büyükleri arasında önemli bir yeri vardır. Kendilerine kesin olarak cennet vaat edilen on kişiden (aşere-i mübeşşere) biridir. Savaşlarda gösterdiği kahramanlık ona “Allah’ın arslanı” unvanının verilmesine neden olmuştur. Peygamberin kızı Hz. Fatma ile evlenmiş, bu evlilikten Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin dünyaya gelmiştir. Şiilere göre Hz. Ali Allah’a en yakın olan bir insan, ermiş bir kimsedir. Hz. Ali’nin hayatı ve kahramanlıklarına ilişkin menkıbe, öykü ve şiirlerin klasik İslâm edebiyatında önemli bir yeri bulunmaktadır.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı